Uyum Atölyem

Anne babalar çocuklarını eleştiremez

Anne babalar çocuklarını eleştiremez
Sokaklarda, marketlerin kasalarında,  tiyatro/sinemalarda sıklıkla karşılaştığımız manzaralardan biri; çocuk avaz avaz bağırıyor, anne çocuğu tartaklıyor, çocuk sesini daha da arttırıyor… son cümle “aman uff iyi tamam al!”
…..Felaket 🙁
Bulut doğmadan birkaç ay önce kuzenimin bana tavsiye ettiği bir kitap ile tanıştım. (15 yıl önce, ancak kitap halen mevcut) Elizabeth Pantley tarafından yazılan kitabın adı; Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme.
Kitabın üzerinde şöyle yazıyor;
Çocuğunuzla Bağırıp Çağırmadan, Azarlamadan, Yalvarmadan Nasıl İşbirliği İçinde Olabilirsiniz?
Olabilir miyiz? Evet olabiliriz 🙂
Hamileliğim süresinde okumaya başladığım kitap önceleri bana çok bir şey ifade etmemişti, ancak yıllar geçtikçe başucumdan ayıramadığımı fark ettim. Kitap bir test ile başlıyor ve size açıkça nasıl bir ebeveyn olduğunuzu söylüyor.
Yöntemler oldukça gerçekçi, uygulanabilir ve faydalı. Bu yazı sayesinde kitabı da size tavsiye etmiş olayım.
Bu kitaptan öğrendiğim çok fazla şeyden biri de şu; YETKİLİ SENSİN!
Yukarıda bahsettiğim anne ve çocuk görüntüsü hemen hepimizin başına gelmiş bir durum ancak önemli olan bu kaosun nasıl bittiği. Zira annenin yetkisinin farkında olmadığı ve çocuğun kontrolü elinde tuttuğu durumlarda son genellikle;
“İyi tamam al”
 “Sen ne biçim bir çocuk oldun”
“Çok yaramazsın, çok arsızsın”
“Beni hiç dinlemiyorsun” 
…gibi cümleler ile gelir.
Ancak bu çocuğun suçu mudur? Çocuk neden “HAYIR” cümlesine direnç gösterir ?
Biz ne zaman “HAYIR” cümlesine direnç gösteririz?
Daha önce EVET’e dönmüş benzer bir HAYIR varsa veya bunun aslında evet olması gerektiği konusunda netsek direniriz. Çocuk için de durum böyle.
O zaman ya HAYIR derken iyi düşüneceğiz veya o hayır asla evet olmayacak.
Eleştirip, azarladığımız, halinden memnun olmadığımız çocuğu kim bu hale getirdi düşündük mü hiç?
Lütfen içimizden “Anneanne/Babaanne ile büyüyor ve çocuğumun her istediğini yapılıyor, çocukta bu yüzden şımarık oldu” demeyelim. Çocuklarımız bizim aynamız. Karakterlerindeki bir çok şeyi genetik olarak aldıkları bir yana bizim onlara davranışımıza göre şekillendikleri gerçeğini artık fark etmemiz gerekiyor.
Eğer çocuğumuz “HAYIR” dememize rağmen bize dediğini yaptırıyorsa, bu şımarık olduğu için değil, biz pasif olduğumuz içindir.
Eleştirdiğimiz varlık doğduğunda bir hamurdu, onu yoğuran biziz şekerler, orasından burasından çekiştirmeye kalkarsak… neye benzer acaba?
Papatya Somer

Öldükten sonra dirilmek mümkün-müş! Gerçekten! Ölüp, yeniden hayata dönmek artık mümkün-müş. Şaka yapmıyorum. Bugün okuduğum yazıda şöyle diyordu;...
“Babasın sen! Dik dur!” Hafta sonu PembeNar.Com ekibi olarak, İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı’ndaydık. 3 gün süren fuara katılım ...
Dilini kullanmayan erkekler! Terapistlerin tonla para kazandığı şu dönemde en büyük sorunlarımızdan biri malum; iletişimsizlik. ...
Destek görünümlü köstekleriz “Kötü gün dostu”  olarak anılmanın tatlı şımarıklığı ile sarhoş olmuş gönlümüzün bu sıfatı elde et...
Ah bu erkekler yok mu! Oldum olası uçlardaki feminist yaklaşımı anlayamadım. Elbette kadın haklarının savunulması, k...