Uyum Atölyem

“Çıkmaz sokak tabelası” gibi kaş mı olur?

“Çıkmaz sokak tabelası” gibi kaş mı olur?

Ah şu MODA denen şey yok mu ne hallere soktu bizi… Asla giymem dediklerimizi giydik, asla sevmem dediğimiz renklere büründük. Öyle zamanlar oldu ki cinsiyetler birbirine girdi moda uğruna.

Arkadan baktığında (hatta bazen önden bile baktığında) kadın mı erkek mi anlayamadığımız insanlar geçti gitti önümüzden sırf modaya uymuş olmak uğrunda…

Gelip geçiciliğin kaçınılmaz olduğu modaya uyarken dikkat etmemiz gereken en önemli şey “komik olmamak” olmalı ancak bundan daha önemli bir şey var ki; (bence) hayati önem taşıyor..

Büyük hata; Moda Uğruna Kalıcı Kararlar Almak

Görüntümüz üzerinde yaptığımız dokunuşlar ile modaya uymaya çalışıyoruz. Dar etek moda ise gardrobumuza mutlaka dar bir etek ekliyoruz, kısa saç moda ise gidip hemen saçları kırptırıyoruz, Panço moda ise anneannemize söylüyoruz hooop hemen bir tane örüveriyor.
Buraya kadar her şey normal. Hevesleniyoruz tabii, haklıyız! Genciz, güzeliz modaya uymak bizim de hakkımız….

Bir sabah bir uyanıyoruz; Hollywood artistlerinden biri kafayı bulmuş, gitmiş kaşlarını “Girilmez Tabelası” gibi dümdüz yapmış, ablanın biri ondan görmüş o da yapmış, aaa ofisteki kız da yapmış, vay be komşunun karısı da yapmış, okuldaki rehberlik öğretmeni de yapmış….
“Eeee benim ne eksiğim var? Ben de yapayım…” diyoruz ve işte felaket başlıyor!

Canım bu kaş yahu. Eteğe benzemez yırtıp atasın, saça benzemez bant takasın, uzatasın, pançoya hiç benzemez koltuk örtüsüne çeviresin..
Kaş bu kaş.

Suratının ortasında, en belirgin yerinde, tüm ifadeni değiştiren bir şey. Orjinal halinin altında kas yapısı olan, kaldırdığında o orjinal halindeki kasların kalkıp indiği, esasen gözlerini ondan bundan korumak için olan bir kıl topluluğu.

Kaşının sana ne gibi bir zararı dokunmuş olabilir ki onu bu hale sokacak kadar bilendin?
McDonalds’ın M’si gibi kaşın olur, altını üstünü ortasını temizlersin, Mahmut amca gibi gezmezsin onu anladık ama az önce sütü dökmüş yavru kedi gibi pişman bir duruşu neden sabitlemek istersin yüzüne?

Geçenlerde metrobüs’te kadının birinin kaşına takıldı gözüm, elde değil alamıyorum gözümü. Anlayamıyorum çünkü, incelemem lazım. Kadından papara yemekten korkmasam “Elleyebilir miyim?” diyeceğim, az kaldı.
Fark etti tabii, rahatsız oldu, haklı:)

Geometri dersinde bize bastıra bastıra öğrettikleri “karşılıklı kenarları birbirine eşit, dik ve paralel olan dörtgen” kadının suratının ortasında duruyor, nasıl bakmam?

Tamam şu an moda, anladım ancak bu moda geçince ne olacak çok endişeliyim. Bu kaşlar ile yaşamaya devam edebilecek misin?

Bir sabah uyandın, Hollywood’lu abla kaşları aldı….Evet evet komple aldı…
Hadi… buyur…

Papatya Somer

 

 

Susmayı kendine kader mi edindin? “Bir cümle vardı dilimde... Az önce sustum.. unuttum gitti belkide. Kısa bir zaman önce vazgeçtim s...
Evlilik… Legal Sevişmenin Türkçesi Mi…? Toplumun yargılamadığı bir şekilde aynı çatı altında yaşanabilinsin ve sevişilebilinsin diye, kağıt ...
Ah bu erkekler yok mu! Oldum olası uçlardaki feminist yaklaşımı anlayamadım. Elbette kadın haklarının savunulması, k...
Kör Olası Şarkılar! 'Hiç bir şarkıya takılıp kaldığınız oldu mu?' desem gülersiniz biliyorum. Peki kendinize sordun...
Ben ne işe yarıyorum? Bazı sabahlar vardır, kendini, hayatını, evini, sol bacağını, kahkülünü, tırnağını bile asalak bulur...