Destek görünümlü köstekleriz

“Kötü gün dostu”  olarak anılmanın tatlı şımarıklığı ile sarhoş olmuş gönlümüzün bu sıfatı elde etmek için ne yollardan geçtiğini, ne bedeller ödediğini, ne yutkunmaları göze aldığını biliyor muyuz?

Bazı ilişkiler tek taraflıdır. Gerçek anlamda. Platonik aşk değil bahsettiğim. Şöyle anlatmaya çalışayım…
İlişki; (ister aşk olsun, ister aile içerisinde, ister arkadaşlık) karşılıklı bir alışveriş olduğunda tam anlamı ile sağlıklı bir ilişki olarak addedilebilir.

Eğer iki kişilik bir ilişkide bir taraf diğerinden daha fazla özveride bulunuyor, bir taraf sürekli sorun çıkartıyor, biri diğerinden daha affedici ise… bu dengesiz bir ilişkidir ve sonunda kopmaya, zarar görmeye mahkumdur.

Hiç kendini size yasladığını hissettiğiniz bir insan oldu mu hayatınızda? 
Yokluğunuzda darmaduman olacağını söyleyen, sürekli sorunlarından bahseden, hayatı ile ilgili şikayet eden ve sizden çözüm bekleyen. Kendinizi sürekli sırtını sıvazlarken bulduğunuz ve bir gün gelip, “Enerjimi emiyorsun” dediğinizde sizi bencillik ve düşüncesizlik ile suçlayan biri oldu mu?

Elbette oldu. Hepimizin oldu.

Bazı insanlar “oksijen veya su” ile değil “gaz” ile çalışır. Yaradılışları böyledir. Yanlarında sürekli onları motive eden, sırtını sıvazlayan, akıl veren, öneride bulunan ve düştüğünde toparlayan biri olması gerekir. Bu insanlar kötü müdür, uzak mı durulması gerekiyor, hayır.

Ancak bu tip insanların koruyucu meleği olarak onlara iyilik etmiş olmuyoruz. Destek değil köstek olmuş oluyoruz. Kendi başına hiçbir şeyin, hatta kendi hata veya seçimlerinin bile sorumluluğunu alamayan insanlar olarak kalmalarına sebep oluyoruz.

Bu insanlar, çocukken dikkat etmediği için kafasını masanın köşesine vurduğunda, annesinin “sen ağlama ben masayı döverim, pis masa, kötü masa neden orada durdun masa!” dediği çocukların yetişkin halidir.

Kendi hayatının sorumluluğunu almayı öğrenmemiş insanlara destek olmak ve “kötü gün dostu” ceketinin hakkını vermek istiyorsak, doğruları söyleyip geri çekilelim. Bırakalım kendileri başarmanın hazzını yaşasınlar 😉

Enerjinizi emdiğini düşündüğünüz insanlara tek bir cümle söylemek isteseydiniz, ne derdiniz?

Papatya Somer

Emziren anne memesi cinsel obje değildir Ömür Gedik yazdığı yazıda annelerin bebeklerini uluorta emzirmelerini doğru bulmadığını, memelerini ...
Anne babalar çocuklarını eleştiremez Sokaklarda, marketlerin kasalarında,  tiyatro/sinemalarda sıklıkla karşılaştığımız manzaralardan bir...
Neyin günah olduğunun farkında mısınız? Babasının hayal ettiği mesleği yapmak için hayallerinden vazgeçen bir çocuk, müdürü tarafından yükse...
Herkesin Google’ı kendine 4 Eylül 1998’ten beri kimse kimseyle, onunla konuştuğu kadar açık, rahat, samimi ve özgür konuşmadı....
Spiritüel uyanışın göstergeleri Son 5 yılda yoğun olarak hayatımıza giren “alternatif inanç kavramları”diye adlandırmayı doğru buldu...