Her şeyi para sanan salaklara, Selam Olsun!

Hayat şartları kolay değil, gitgide de zorlaşıyor. Hepimiz tabiri caiz.. “eşek” gibi çalışmak durumundayız.

Bazılarımız bol sıfırlı, bol haneli paralar kazanmasına rağmen çalışmaktan parayı harcayacak yer bulamazken, bazılarımız ise “Ben o kadar para kazansam neler neler yaparım” diyerek iç çekiyoruz.

Aslen bir İLİZYON olan para aracı hayatı devam ettirmek ve şartları iyileştirmek için olmazsa olmazımız ancak görüyorum ki, etraf her şeyin ucunu paraya veya parasızlığa bağlayan ahmak dolu, üzülüyorum…

Ey güzel insan! Sorarım sana…
Aklını, zekanı, ruhunu, kalbini, becerini ve bilgini insalığa faydalı olmak için kullanmakta mı para ile?

Bugün bir yerde okudum;
Amerika’da yaşayan Lon Davis adındaki tatlı insan tekerlekli sandalye kullanan bir çocuğun babası.

Lon Davis tekerlekli sandalye ile hayatlarına devam eden çocukların yaşamlarını bir karnavala çevirmek için sıvamış kolları ve çocukların tekerlekli sandalyelerini birer roman/film/çizgi kahramanının araçlarına çevirmiş.

Tekerlekli sandalyeler çocuğun hayranı olduğu karakterin aracına dönüşürken ailesinden sıfır dolu bedeller ödemesi beklenmiyor, bu iş tamamen toplanan bağışlar ile yapılıyor.

Lon, bir çok insanın sahip olmadığı gönül zenginliğe sahip bir adam. Sadece kendi çocuğunun değil, benzer durumdaki bir çok çocuğun yüzünü güldürüp, hayata umut ile sarılmasına yardımcı olmuş.

Bu harika projeye ait her şeye aşağıdaki adresten ulaşabilir hayya bu tip bir beceriniz varsa siz de benzerini ülkemizde yapabilirsiniz.
http://walkinrollin.org/

****Bunun yayılması ve ihtiyacı olan çocuklar için bağış toplanması konusunda elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.

Papatya Somer

Çocuğunu İSTİSMAR etme! TDK'nın anlamını "Birinin iyi niyetini kötüye kullanma, sömürme" olarak ifade ettiği İSTİSMAR he...
Kadınlara İhaneti Unutturmanın Yolları İlişkilerin gündeminden hiç düşmeyecek bir konu; İhanet...! İnsanlık tarihinin en çok acıtan, ...
Cinsel, fiziksel, ruhsal uyum ve ötesi… Kadın ve Erkek arasında olup bitenlere kafa yormaya ne zaman başladım hatırlamıyorum ama bu merakımı...
İlla çekip gitmek mi lazım? Şu bir türlü sevemediğim internet sitesinde çıkan (adını vermeyeceğim:-) ve sürekli birbirimize gönd...
Herkesin Google’ı kendine 4 Eylül 1998’ten beri kimse kimseyle, onunla konuştuğu kadar açık, rahat, samimi ve özgür konuşmadı....