Pardon bakar mısınız… Kaktüsümü bulur musunuz?

Adımı Papatya koymadan önce çok fazla düşündüğünü sanmıyorum babamın. Seviyormuş…
“Çiçeklerin aslı” derdi Papatya için. Dünyanın neresinde yolda birini çevirip “çiçek çiz” desen “Papatya çizer” derdi. Abartmayı severdi canım benim 🙂 Ben de onun gibiyim biraz.

Çiçekleri çok sevmiyorum, bakmayı yani. Öldürüyorum, solduruyorum beceremiyorum o işi.
Ama bundan bağımsız çiçek desenini, çiçek motifli kıyafetleri, çiçekler ile doldurulmuş bir tabloyu, çiçek desenli halıları, koltuk takımlarını, çiçeklerden yapılmış saç bantlarını da sevmiyorum. Fazla cicili, uyumlu ve nizami geliyor bana çiçek desenleri.

Çiçekli şeyler fazla hanım hanım duruyor.
Çiçek desenli bir bluz giysem ağzımdan küfür kaçmaması lazım gibi…

Buluşacağımız yere elinde çiçekle gelen bir erkek arkadaşımı aynı gün terk etmiştim “çiçek ile gelecek potansiyele sahipse birlikte olmamız söz konusu değil” diye düşünerek.

Sevgilisine / karısına sürekli çiçek alan adamlar bana biraz yalak gelir. Sanki bir hata yapmışta telafi etmenin peşinde gibi.
Bilmiyorum..
Belki de babam bana Papatya adını koyarken biraz daha düşünmeliydi.
…………

“Bunu soldurmana imkan yok, bakımı çok kolay” diyerek bir arkadaşımın bana kaktüs hediye etmesi ile 30 yaşımı geçtikten sonra bütün çiçeklere karşı aynı duyguları beslemediğimi fark ettim. Kaktüs diğerlerine göre daha farklı, daha seçiçi bir çiçek gibi geldi.

İçerisinde bulunan fosforlu çiçeği korumak için çıkarttığı dikenleri ve sert hali çok ilgimi çekti.
Kaktüs çiçeği ile tanıştıktan ve haşır neşir olduktan sonra bazı insanların da bir nevi kaktüs olduğuna ve içerisinde taşıdığı fosforlu çiçeği yalnızca bazılarına gösterdiğini fark ettim.
Maharet o çiçeğin varlığını fark etmekte, bulmakta, onu sabırla beslemekteydi… ona ihtiyacı olanı ihtiyacı olan kadar vermekteydi.

“Kendi halinde olmayı seviyor” diyerek ilgilenmediğimiz insanlar, sert bir görüntüsü var diye uzak durduğumuz insanlar, görüntüsü farklı olduğu için hayatımıza sokmadığımız insanlar….
Ya hepsi birer kaktüs ise…?

Ya içlerinde gördüğümüzde gözlerimizi kamaştıracak kadar fosforlu birer hediye yatıyorsa ..?
ÖnYargılarınızdan öperim… sevgiler..

Papatya Somer

Ben ne işe yarıyorum? Bazı sabahlar vardır, kendini, hayatını, evini, sol bacağını, kahkülünü, tırnağını bile asalak bulur...
“Babasın sen! Dik dur!” Hafta sonu PembeNar.Com ekibi olarak, İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı’ndaydık. 3 gün süren fuara katılım ...
Aşk hayatımız evrim geçiriyor, koşun! Tek bir parmak hareketi ile verdiğimiz hamburger siparişini vermekten çok farklı değil artık “sevile...
Erkekler mi şapşal, kadınlar mı sahtekar? Bu yazıyı okuyan kadınların %70’lik bölümü üzerime saldırabilir. Ancak inanın umrumda bile değil. Ar...
Her başarılı erkeğin ardında sakin bir kadın vardır Kadının ruh halindeki değişimlerin etrafındakilere etkisini görmezden gelmek ahmaklık olur. Özel hay...